+90 312 311 16 40     +90 530 950 35 18 info@nalbantturizm.com
+90 312 311 16 40     +90 530 950 35 18 info@nalbantturizm.com

Hac Rehberi

Hac

 

Bu kutlu hac yolculuğunu nasip eden Yüce Allah’a hamd,hac ibadetini bütün yönleriyle bizlere öğreten PeygamberEfendimize (s.a.s) salâtü selam olsun.Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere’nin manevi
atmosferini doya doya teneffüs edebilme, haccınızı usulüneuygun olarak eda ettiğinizde Peygamber Efendimizin (s.a.s.) müjdelediği günahlardan arınabilme ve  cennete kavuşabilmeimkân ve fırsatını elde etmiş bulunmaktasınız.

Cenâb-ı Hak’tan ibadetlerinizi kolaylaştırmasını ve kabul buyurmasını, sizleri eksiksiz, kusursuz ve makbul bir hac ile sağ salim ailelerinize kavuşturmasını ve bu kutlu seyahatinizin hayatınızda dönüm noktası ve yeni bir milat olmasını niyaz ederiz.

A. HAC ÇEŞİTLERİ

Hac kelimesi sözlükte; saygı duyulan büyük ve önemli şeye yönelmek, ziyaret etmek, bir yere gidip gelmek anlamlarına gelir. Bir fıkıh terimi olarak ise hac; imkânı olan Müslümanların, belirlenmiş zaman içinde Kâbe, Safa-Merve, Arafat, Müzdelife ve Mina’da hac menâsikini yani belli dinî görevleri usulüne uygun olarak yerine getirdikleri bir ibadettir.

Edası itibariyle hac üç çeşittir:

1. İfrad Haccı

Hac aylarında sadece hac yapmak üzere ihrama girilip umresiz yapılan hacdır.
Bu hacca; ifrat haccı niyetiyle ihrama girildikten sonra umre yapılmadan sadece hac yapıldığı için “tek yapma” anlamında ifrad denilmiştir.

2. Temettu Haccı

Hac aylarında önce umre için ihrama girip umreyi yaptıktan sonra ihramdan çıkıp, sonra Arafat’a çıkmadan önce hac için tekrar ihrama girip hac yapan kimse temettu haccı yapmış olur.
Hac yolcusu, hac mevsiminde umre yaptıktan sonra ihramdan çıkıp ihram yasaklarından bir müddet kurtulduğu ve bu esnada ihramlı iken yasak olan şeylerden yararlandığı için bu hacca, “faydalanma” anlamında temettu denilmiştir.

3. Kıran Haccı

Hac aylarında umre ve hac için ihrama girip önce umre yapan, ihramdan çıkmadan haccı eda eden kimse kıran haccı yapmış olur. Bu çeşit hacca; bir hac mevsiminde iki ibadeti (umre ve haccı) birleştirdiği için kıran denilmiştir.
Ülkemizden hac yolculuğuna çıkan müminler genellikle temettu haccı yapmakta olduklarından bu kitapta, doğrudan Mekke’ye gidecek ve temettu haccına niyetlenecek olan hac yolcuları için önce umrenin, ardından da haccın yapılışı anlatılacaktır. İlk varış yeri Medine olan hac yolcuları da, Medine’den
Mekke’ye hareket etmeden önce otellerde aşağıda anlatılacak olan ihram hazırlıklarını yaparlar ve kafile başkanının yönlendirmesine göre hareket ederler

B. TEMETTU HACCININ YAPILIŞI

1. Umre’ye Hazırlık

Hac yolcusu, Allah’ın evi olan Beytullah’ı ziyaret etmek için yola çıkmadan önce ruhunu, beynini ve bedenini bu yolculuk için hazırlar. Müftülüklerce düzenlenen hac hazırlık kursları ile kafile başkanlarınca düzenlenen tanışma ve bilgilendirme toplantılarına katılır. Kendisine verilen yazılı ve görsel materyallerden istifade eder. Ailesi, akrabası, komşuları ve mümkünse çevresinde iletişim kurduğu kişilerle helalleşir. Umre niyeti ile
ihrama girmeden önce, gerekli vücut temizliğini yapar, saç-sakal tıraşı olur, bıyıklarını düzeltir, tırnaklarını keser ve mümkünse boy abdesti, değilse namaz abdesti alır, vücuduna güzel koku sürer. İhrama girmeden önce yapılan gusül, temizlik maksadıyla yapıldığından âdetli kadınlar da boy abdesti alabilirler.

2. İhram Elbisesine Bürünme ve İhram Namazı
Grup uçuş programına göre doğrudan Cidde Havalimanına uçup oradan da Mekke’ye gidecek olan hac yolcularımız Türkiye’de havalimanlarında ihrama girerler. Önce Medine’ye gidecek hac yolcuları ise Medine ziyaretini tamamladıktan sonra Medine’de otellerinde ihram elbiselerine bürünürler ve Mekke yolu üzerindeki Zü’l-Huleyfe Mescidi’nde (Âbâr-ı Ali) ihrama girerler. Erkekler ihram için, atlet, külot, çorap, elbise ve ayakkabılarını çıkarırlar. İzâr ve ridâ adı verilen iki parça ihram örtüsüne bürünürler. İhramlı iken topukların ve aşık kemiklerinin açık olması gerektiğinden bu kısımları kapatmayan bir terlik giymelidirler. Bele kemer bağlamada, sırta çanta almada ve şemsiye kullanmada bir sakınca yoktur.
Kadınlar için özel bir ihram elbisesi yoktur. Elbise ve ayakkabılarını çıkarmazlar, başlarını açmazlar. Ancak yüzlerini örtmezler. Âdetli olan hanımlar da niyet edip telbiye getirerek
ihrama girerler. Bu hâlde bulundukları sürece ihram yasakları devam eder. Kâbe’yi tavaf etme dışında haccın bütün menâsikini yerine getirirler. Özel durumlarının bitiminde tavaf ve sa’ylerini yaparak ihramdan çıkarlar.
Hac yolcuları, kerahet vakti değilse iki rekât ihram namazı kılarlar. Namazın birinci rekâtında Fatihâ’dan sonra “Kâfirûn”, ikinci rekâtında ise Fatihâ’dan sonra “İhlâs” sûresini okurlar ve umre için niyet ederler.

3. Umre’ye Niyet ve Telbiye

İhrama, niyet etmek ve telbiye getirmek suretiyle girilir.
İhram için;
َْ“Allah’ım! Umre yapmak istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve kabul buyur.” diyerek niyet edilir ve telbiye getirilir.
Telbiye şu şekilde söylenir:

 “Buyur Allah’ım buyur! Buyur, senin hiçbir ortağın yoktur. Buyur, şüphesiz her türlü övgü, nimet, mülk ve hükümranlık sana mahsustur. Senin ortağın yoktur.” (Müslim, Hac,19)
Bundan sonra ihram yasakları da başlamış olur. Mekke’ye varıncaya kadar her fırsatta yüksek sesle telbiye,
tekbir, tehlîl ve salavât-ı şerife söyleyerek yolculuğuna devam eder. Kadınlar bunları yüksek sesle söylemezler.
Telbiyeyi her söyleyişte üç defa tekrarlamak, sonra tekbir, tehlîl ve salavât-ı şerife okumak müstehaptır.

Mekke’ye yaklaşıp Harem bölgesine girince “Allah’ım! Burası senin haremindir, emin kıldığın yerdir. Beni cehenneme girmekten koru. Kullarını dirilttiğin gün beni azabından güvende kıl, beni dostlarından ve itaatkâr olanlardan eyle.” diye dua eder.

4. İhram Yasakları

İhrama girildiği andan itibaren ihramdan çıkıncaya kadar “ihram yasakları” olarak ifade edilen bir takım fiil ve davranıştan uzak durulması gerekmektedir. Başkalarına zarar vermek, kavga etmek, sövmek, kötü söz
ve davranışlarda bulunmak, Harem denilen bölgenin bitkilerini kesmek, koparmak; erkeklerin ihram örtülerinin dışında elbise giymeleri, başlarını ve yüzlerini örtmeleri, eldiven, çorap, ayakkabı giymeleri; tırnak kesmek, saç sakal tıraşı olmak, vücudun herhangi bir yerindeki kılları koparmak veya kesmek; saç sakal ve bıyıkları yağlamak, boyamak, oje ve ruj kullanmak, vücuda veya ihram örtüsüne koku sürmek ve parfüm kullanmak; eşiyle ilişkiye girmek veya buna yol açacak davranışlarda bulunmak, şehevî duyguları tahrik edici
şeyler konuşmak ihramlı için yasaktır. Bu yasaklara uymayanların, yasağın durumuna göre birtakım cezalar ödemeleri gerekir. Bu cezalar, en hafifinden en ağırına doğru bir miktar sadaka vermekten, yapılacak haccın
iptal olmasına kadar uzanır ki, ihtiyaç durumunda bu hususlar, ilgili kitaplardan veya din görevlilerinden öğrenilmelidir.

5. İhramlı İken Yasak Olmayan Bazı Fiil ve Davranışlar

İhramlının yıkanması, kokusuz sabun kullanması, diş fırçalaması, diş çektirmesi, kırılan tırnağı ve zarar veren bir kılı koparması, kan aldırması, iğne yaptırması, yara üzerine sargı sardırması, kol saati, yüzük ve bilezik takması, kemer kullanması, omuza çanta asması, yüzü ve başı örtmeden üzerine battaniye, pike ve benzeri şeyler alması, palto ve benzeri giysileri giymeksizin omzuna alması yasak değildir.
6. Umre Tavafı Hac yolcusu; Mekke’de otele yerleştikten sonra mümkünse boy abdesti, değilse namaz abdesti alır. Kafile başkanının ilan edeceği uygun bir saatte otel lobisinde buluşulur, umre
tavafı yapmak üzere Mescid-i Haram’a topluca hareket edilir. Yolda tekbir, tehlil, telbiye ve salavat-ı şerife getirmeye devam eder. Tevazu ve huşu ile Mescid-i Haram’a girer. Beytullah’ı görünce telbiyeye son verir, üç defa tekbir ve tehlil getirir ve ilgili duayı ya da bildiği başka duaları okur.

Haceru’l-Esved hizasına gelir yönünü Haceru’l-Esved’e döner ve Ka’be’yi soluna alır.

 

“Allah’ım! Senin için umre tavafını yedi şavt olarak yapmak istiyorum. Onu benim için kolaylaştır ve kabul eyle.”
diyerek umre tavafına niyet eder. Sonra ellerini omuz hizasına kadar kaldırıp “Bismillahi Allahu Ekber” diyerek Haceru’l-Esved’i selamlar. Tekbir, tehlil ve tahmîd getirerek tavafa başlar ve defa dönerek tavafı bitirir. Her bir dönüşe şavt denilir. Tavafa Haceru’l-Esved hizasından başlanıldığı gibi, her bir şavt mutlaka Haceru’l-Esved hizasında bitirilir. Tavafta her şavtın başlangıcında şu duayı okumak müstehaptır:

“Bismillahi Allahü ekber! Allahım! Sana inanarak, kitabını tasdik ederek, sana verdiğim sözü tutarak ve Peygamberinin sünnetine uyarak işte buradayım. Allah, her türlü eksiklikten uzaktır.
Hamd Allah’a mahsustur. Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Allah büyüktür. Bütün güç ve kuvvet, şanı yüce olan Allah’a aittir.”

Her şavtta Haceru’l-Esved’i ve Rüknü Yemânî’yi uzaktan  (Bismillahi Allahu Ekber” diyerek selamlar.
Haceru’l-Esved’i istilam sünnet, Rükn-i Yemânî’yi istilam müstehaptır. Ancak Rükn-i Yemânî öpülmez. Diğer
köşeler ise selamlanmaz. Kalabalık değilse ve kimseye eziyet vermeyecekse Haceru’l-Esved’i öper, kalabalık ise sadece Hac Yolcusu Rehberi selamlar. Zira istilam sünnet, insanlara eziyet vermek ise haramdır.
Rüknü Yemânî ile Haceru’l-Esved arasında şu dua tekrar edilir:

 

“Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver, Ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru. Bizi iyilerle birlikte cennete koy. Ey mutlak güç sahibi! Ey günahları çok bağışlayan! Ey âlemlerin Rabbi!” Tavaf esnasında Kur’an-ı Kerim’de geçen ve Hz. Peygamber’den rivayet edilen duaları veya bildiği diğer duaları okuyabileceği gibi yüksek olmayan bir ses tonuyla tekbir ve tehlil getirebilir ya da Kur’an okur. Tavafın ilk dört şavtı farzdır. Tavaf, abdestsiz ve cünüp olarak yapılamadığı gibi âdetli ve nifas hâlinde de yapılmaz.
Tavafı, Kâbe’yi kalp tarafına alarak, Haceru’l-Esved hizasından başlayıp Hatim’in dışından dolanarak, avret yerleri örtülü, güç ve takatın yetmesi hâlinde yürüyerek yapmak ve şavtları yediye tamamlamak vaciptir. Bu sayılanlardan biri terk edilirse dem cezası (koyun veya keçi kesilmesi) gerekir. Peşinden sa’y yapılan tavafların ilk üç şavtında erkekler koşmaksızın çalımlı ve süratli bir şekilde yürürler ki buna “remel” denir. Remel yapılan tavaflarda ihram elbisesinin üst kısmı sağ koltuk altından geçirilip sol omuz üzerine atılır, bu şekilde sağ kol ve omuz açıkta bırakılır. Buna “ıztıba” denilir ve tavaf sona erince ıztıba da sona erer. Tavaf alanında izdiham varsa remel yapılmaz. Zira remel yapacağım diye insanlara eziyet vermek kesinlikle doğru olmaz. Kadınlar ıztıba ve remel yapmazlar.

 

Tavaf, mümkün olduğunca huşu içerisinde yapılır. Dünyevî işlere dair konuşmalara yer verilmez. Tavaf esnasında bol bol dua edilir ve tavafın ardından mümkünse Mültezem’de ve Hatîm’de duaya devam edilir. Hac yolcularına verilen kitaptaki dualar okunabileceği gibi, kişi içinden geldiği şekilde de dua edebilir.
Tavaf esnasında abdesti bozulan kişi, tavafı bırakıp abdest alarak kaldığı yerden tavafa devam eder; dilerse baştan başlayarak yeniden de yapabilir.

7. Tavaf Namazı

Tavaf yedi şavta tamamlandıktan sonra uygun bir yerde iki rekât tavaf namazı kılınır. Tavaf namazının Makam-ı İbrahim’in arkasında kılınması efdaldir. Ancak günümüzde tavafa engel olacağından dolayı Makam-ı İbrahim’in arkasında kılmaya çalışmak uygun değildir. Tavaf namazında birinci rekâtta Fatiha’dan sonra Kâfirûn, ikinci rekâtta Fatiha’dan sonra İhlas suresi okunur. Bu namazı kılmak vaciptir. Namazdan sonra şu duanın okunması müstehaptır:

“Allah’ım burası senin beldendir. Şu da Mescid-i Haram ve saygın evindir. Ben de senin kulunum. Buraya senin rızanı kazanmak için geldim. Sen de bunu bana lütfettin. Beni bağışla ve bana merhamet et. Şüphesiz sen her şeye gücü yetensin.”

Duadan sonra zemzem içilir ve şu dua okunur:

“Allah’ım! Senden faydalı ilim, bol rızık ve her türlü dert ve hastalığa karşı şifa niyaz ediyorum.”

8. Umrenin Sa’yi

Hac yolcusu, tavafın ardından umrenin sa‘yini yapmak üzere Safa’ya gider. Koşmak, hızlı yürümek anlamına gelen sa’y terim olarak; hac ve umrede Kâbe’nin doğu tarafındaki Safa Tepesi’nden başlayarak Merve’ye dört gidiş; Merve’den Safa’ya üç dönüş olmak üzere bu iki tepe arasındaki gidiş-gelişe denir. Sa’yin geçerli olması için geçerli bir tavaftan sonra yapılması gerekir. Safa’da yönünü Kâbe’ye döner, tekbir, tehlil, tesbih ve salat-ü selam getirir, ellerini açıp dua eder. Sonra sa’y yapmaya şöyle niyet eder:

“Allah’ım! Senin rızan için Safa ile Merve arasında yedi şavt olarak umrenin sa’yini yapmak istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve benden kabul buyur.”

Sa’ye Safa’da başlayıp Merve’de bitirir ve yedi şavt olarak yapar. Sa’y esnasında Kur’an-ı Kerim’de geçen ve Hz. Peygamber’den rivayet edilen duaları veya bildiği başka duaları okur. Yüksek olmayan bir ses tonuyla tekbir ve tehlil getirir veya Kur’an okur. İki yeşil ışık arasında kısa adımlarla koşarak, canlı ve çalımlı yürümek anlamına gelen “Hervele” yapar. Sa’yi tamamlayınca Merve’de dua eder.

 

Umrenin sa’yi vaciptir. Terk edilirse dem cezası gerekir. Sa’yin ilk dört şavtı rükün, yediye tamamlamak ise vaciptir. Ayrıca gücü yetenlerin sa’yi yürüyerek yapmaları da vacip olduğundan gücü yettiği hâlde sa’yi tekerlekli sandalye ile yapmak dem cezası gerektirir. Kadınlar âdetli iken tavaf yapmazlar. Âdet hâllerinin bitiminde gusül alarak bu tavafı yaparlar. Ancak tavafı yaptıktan sonra âdet gören kadınlar, sa’y’i bu hâllerinde iken yapabilirler. Ayrıca tavafta ıztıbâ ve remel, sa’yda ise hervele yapmadıkları gibi, tekbir, tehlil ve telbiyede seslerini yükseltmezler.

9. Tıraş Olup İhramdan Çıkış

Hac yolcusu, sa‘yi tamamladıktan sonra, berberde veya otelde saçlarını tamamen kestirir ya da kısaltır. Böylece ihramdan çıkar ve normal elbiselerini giyerek umre ibadetini tamamlamış olur. Kadınların ihramdan çıkmak için saçlarının ucundan bir parmak boğumu kadar kesmeleri yeterlidir.

İhramdan çıkma aşamasına gelmedikçe ihramlılar, kendilerini de bir başkasını da tıraş edemezler. Bu aşamaya gelmiş ihramlı kimseler ise, birbirlerini tıraş edebilirler. Saçı tıraş etme veya kısaltma yerine, sakalı tıraş etmek
veya kısaltmakla ihramdan çıkılmış olunmaz. Umre ibadetini yerine getiren kadın-erkek her hac yolcusu,
temettu haccının ilk bölümünü ifa etmiş olur. Bundan sonra kafilenin yapacağı programlara göre hareket eder ve hac için Arafat’a çıkmayı bekler.
Kıran veya ifrad haccı yapanlar ihramdan çıkmazlar, ihram yasaklarına riayet etmeye devam ederler.

10. Arafat Öncesi Yapılacaklar

Umresini yapan hac yolcusu, Arafat’a çıkacağı Terviye Günü’ne (Zilhicce’nin sekizinci günü) kadar Mekke’de vaktini ibadetle geçirir. Beş vakit namazını Mescid-i Haram‘da cemaatle kılmaya gayret eder. Vaaz ve irşat programlarını takip eder. En önemlisi de bol bol nafile tavaf yapar, Kur’an-ı Kerim okur, dua ve istiğfarla meşgul olur ve günahlarından tövbe eder. Nafile tavaf, normal kıyafetlerle yapılır ve akabinde sa’y yapılmaz. Nafile tavaf yapmak, nafile umre yapmaktan daha faziletlidir. Hac yolcusu zamanını boşa harcamak, gereksiz yere çarşı pazarda gezinmek veya otelde oturup vakit öldürmekten
sakınır.

11. Hac İhramına Giriş

Temettu haccı yapmak üzere gelen ve umresini tamamlayan hac yolcusu, Terviye Günü “Umreye Hazırlık” başlığı altında zikrettiğimiz ihram hazırlıklarını yapar. İki rekât ihram namazı kıldıktan sonra;

“Allah’ım! Haccetmek istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve benden kabul buyur.” diyerek hacca niyet eder ve telbiye getirir.
Böylece hac ihramına girer ve ihram yasakları yeniden başlamış olur. Grup görevlilerinin rehberliğinde haccın sa’yi hacdan önce, nafile bir tavafın ardından yapılabilir. Ancak bunu hac için ihrama girdikten sonra yapmalıdır. Haccın sa’yini bu şekilde önceden yapanlar, ziyaret tavafından sonra sa’y yapmazlar. Fakat haccın sa’yinin ziyaret tavafından sonra ve ihramsız olarak yapılması daha uygundur.

Bayramın birinci günü büyük şeytana (Akabe Cemresi) taş atıncaya kadar her fırsatta telbiye, tekbir, tehlîl ve salavât getirmeye devam eder.

 

12. Arafat’a Çıkış

Günümüzde izdiham ve birlikte hareket mecburiyeti sebebiyle, hacıların Terviye Günü Arafat’a intikal ederek geceyi orada geçirmeleri teamül hâline gelmiştir.
Terviye Günü kafile başkanının duyuruları çerçevesinde belirlenen saatte otel lobisinde buluşulur. Kafileye tahsis edilen otobüslerle doğrudan Arafat’a çıkılır. Yol boyunca, telbiye, tekbir, tehlil, salavât getirilir; dua ve zikir ile meşgul olunur. Arafat’a varınca her kafile kendisine ayrılan çadıra yerleşir ve bir süre istirahat eder. Çadıra yerleşimde mahremiyet ölçülerine ve cemaatle namaz kılmaya uygun olarak erkek
hacıların ön tarafta, kadın hacıların arka tarafta olmasına ve  iki bölüm arasının çarşaf vb. şeylerle ayrılmasına dikkat edilir.

13. Arafat Vakfesi

Haccın en önemli rüknü olan vakfe Arafat’ta yapılır. Arafat’ta vakfe zamanı, Arefe günü (9 Zilhicce) öğle namazı vaktinin girmesinden (zevalden) sonra başlar, ertesi gün şafak vaktine kadar devam eder. Bu süre içerisinde bir an bile olsa Arafat’ta bulunmayan kimsenin haccı geçersiz olur.
Hac yolcusu, Arefe günü Arafat’ta, sabah namazını cemaatle kılar, irşat çadırından yapılan zikir programına iştirak eder.
Öğle vaktine kadar çadırda, vaktini namaz kılarak, Kur’an okuyarak, dua, zikir ve tövbe ederek geçirir. Öğle vakti yaklaşınca abdestsiz ise abdest alarak namaza hazırlanır.

Öğle vaktinde, öğle ve ikindi namazlarını birleştirerek (cem-i takdim) kafiledeki görevlilerin nezaretinde şu şekilde kılar:
Önce öğle namazının ilk sünneti kılınır. Sonra kamet getirilerek öğle namazının farzı eda edilir. Selam verildikten sonra teşrik tekbiri ve telbiye getirilir. Arkasından tekrar kamet getirilerek ikindi namazının farzı kılınır, teşrik tekbiri ve telbiye getirilir. Böylece öğle ve ikindi namazı bir ezan ve iki kametle eda edilmiş olur. Öğle ve ikindi namazları birleştirilerek kılındığında aralarında başka namaz kılınmadığından, öğle namazının son sünnetiyle ikindi namazının sünneti terk edilir. Namazdan sonra irşat çadırından yapılan yayın ile birlikte
Arafat’ta bulunan tüm hac yolcuları vakfe için ayağa kalkıp kıbleye dönerek hep birlikte Cenab-ı Hakk’a dua eder, yalvarıp yakarırlar. Böylece Arafat Vakfesini topluca yaparlar.
Hacı güneşin batmasına kadar Arafat’ta kalır, vaktini ibadetle geçirir. Güneş battıktan sonra Müzdelife’ye hareket eder.
Akşam namazını Arafat’ta veya yolda kılmaz. Kafileler, merkez çadırından kendileri için anons yapılmadan çadırlarından ayrılmazlar. Kafile başkanı ve din görevlilerinin talimatları doğrultusunda toplu hâlde hareket ederler.

14. Müzdelife Vakfesi

Müzdelife’de vakfe yapmak haccın vaciplerindendir. Hacılar, Müzdelife’ye ulaşınca verilen talimatlara göre uygun bir yere yerleşirler. Yatsı vakti girince akşam ve yatsı namazlarını birleştirilerek (cem-i te’hir) kafiledeki görevlilerin nezaretinde şu şekilde kılarlar: Yatsı vaktinde ezan okunduktan sonra kamet getirilerek
önce akşam namazı kılınır. Selam verildikten sonra teşrik tekbiri ve telbiye getirilir. Sonra ezan okunmadan ve kamet getirilmeden yatsı namazının farzı kılınır ve yine teşrik tekbiri ve telbiye getirilir. Böylece iki vaktin farzı bir ezan ve bir kametle eda edilmiş olur. Bundan sonra yatsı namazının son sünneti kılınabilir. Ardından vitir namazı kılınır ve sonra vakfe için ayağa kalkılarak Cenab-ı Hakk’a dua edilir.

Böylece Müzdelife Vakfesi topluca yapılır. Mina’ya intikalden önce şeytana atılacak taşlar toplanır. Taşlar nohuttan büyük, fındıktan küçük olmalı ve temiz değilse yıkanmalıdır. Birinci gün Akabe Cemresi’ne atılacak yedi taşın buradan toplanması müstehaptır. Diğer taşlar başka bir yerden de toplanabilir. Birinci gün Akabe Cemresi’ne atılmak üzere 7, ikinci gün küçük, orta ve büyük cemrelere atılmak üzere yedişerden 21, üçüncü gün küçük, orta ve büyük cemrelere atılmak üzere yedişerden 21 olmak üzere toplam 49 taş toplanır. 
Müzdelife’den yaya olarak Mina’ya hareket edilir. Yol boyunca telbiye, tekbir ve duaya devam edilir.
Günümüzde hacı sayısının çok fazla olmasından dolayı Müzdelife’de konaklamanın zorlaşması, izdiham ve birlikte hareket mecburiyeti gibi sebeplerle Malikî mezhebinin görüşü ile amel edilerek Mina’ya gece uygun bir vakitte hareket edilmektedir

15. Mina’da Şeytan Taşlama

Mina, Müzdelife ile Mekke arasında Harem sınırları içinde bir bölgenin adıdır. Mina’da şeytanın taşlandığı “Cemerat” diye anılan üç yer vardır.
a. “Cemre-i Suğrâ” (Küçük Cemre): Mescid-i Hayf tarafındadır. Bu cemreye halk arasında “Küçük Şeytan” denir.

b. “Cemre-i Vustâ” (Orta Cemre): Mekke yönünde Küçük Cemreden sonra 150 metre mesafede yer alır. Bu cemreye halk arasında “Orta Şeytan” denir.
c. “Cemre-i Akabe” (Büyük Cemre/Akabe Cemresi): Mina’nın Mekke istikametindeki sınırında yer alır. Bu cemreye halk arasında “Büyük Şeytan” denir. Cemrelere taş atmanın zamanı, kurban bayramı günleridir.
Bu günlerin ilkine “Yevm-i Nahr” (Kurban Kesme Günü), kalan üç güne ise “Eyyam-ı Teşrik” (Teşrik Günleri) denir. Müzdelife’den ayrılan hacılar, Mina’da Cemerat mevkiine geçerler.
Bayramın birinci günü, sadece büyük şeytan denilen Akabe Cemresi’ne yedi taş atılır.
Günümüzde izdihamdan dolayı, bazı mezheplerin görüşlerine dayanılarak büyük şeytan Arefe gününü bayramın birinci gününe bağlayan gece yarısından itibaren taşlanmaktadır. Bu nedenle hacılar, kafile başkanının yönlendirmesine göre uygun bir zamanda Akabe Cemresi’ne giderek yedi taş atarlar.
Taşlar, sağ elin başparmağı ve işaret parmağı uçları ile tutulur, kol fazla kaldırılmadan ortadaki büyük sütuna isabet ettirecek şekilde fırlatılır. Taşlamaya başlamadan önce telbiyeye son verilir.

“Allah’ın adıyla. Allah en büyüktür. Şeytan ve taifesini kastederek taş atıyorum.” denilir. İlk gün diğer iki cemreye taş atılmaz.
Taş attıktan sonra Akabe Cemresi’nin yanında beklenmeksizin oradan uzaklaşılır. Dua yürürken yapılır.

Şeytan taşlamayı sağlığı yerinde olan kimsenin bizzat kendisinin yapması gerekir. Hastalar ile meşru bir mazereti bulunanlar vekalet ile attırabilirler.

16. Kurban Kesmek

Hac yolcuları, büyük şeytana atılan taşlardan sonra oteline intikal ederek istirahate çekilirler.
Temettu ve kıran haccı yapan hacıların kurbanları İslam Kalkınma Bankası organizasyonu ile vekaleten kesilmekte ve kurbanların kesildiği haberi kafile başkanlarına bildirilmektedir. Kıran ve temettu haccı yapanların kesmeleri gereken hedyi kurbanı ile hacla ilgili adak ve ceza kurbanlarının Harem
sınırları içinde kesilmesi şarttır. Şayet Harem sınırları dışında kesilmişse, bu kurbanların Harem bölgesinde yeniden kesilmesi gerekir.

17. Tıraş Olup İhramdan Çıkmak

Peygamber Efendimiz veda haccında bayram sabahı Akabe Cemre’sini taşladıktan sonra Mina’ya dönmüş, kurbanlarını kesmiş, sonra tıraş olmuştur. Aynı gün Kâbe’ye gitmiş, ziyaret tavafını yapmıştır. Buna göre bayramın birinci günü, önce Akabe Cemresi’ne taş atmak, sonra kurban kesmek ve daha sonra da tıraş olup ihramdan çıkmak sünnettir. Halk arasında kısaca taş, baş, tıraş denir. Ancak günümüz şartlarında milyonlarca insanın kısa bir sürede Akabe Cemresine taş atamayacakları ve yüzbinlerce kurbanın vekalet yoluyla da olsa bir anda kesilemeyeceği, ayrıca bu üç görev arasında tertibe riayetin hacılarımız için meşakkate sebep olacağı açıktır. Bu itibarla kurban kesmeden tıraş olup ihramdan çıkılmasında bir sakınca yoktur. Büyük şeytanı taşlayan hac yolcusu, saçını tamamen kestirir veya kısaltır ve böylece ihramdan çıkmış olur. Cinsel ilişki dışındaki diğer ihram yasakları sona erer. Bu duruma
“Birinci Tehallül” denir.

18. Ziyaret Tavafı
Haccın ikinci rüknü olan “İfada Tavafı” ya da “Ziyaret Tavafı” tıraş olup ihramdan çıktıktan sonra yapılır. Ziyaret tavafının vakti, arefe gününü bayrama bağlayan gece yarısından itibaren başlar. Uygulamada Ziyaret tavafı, genellikle tıraş olup ihramdan çıktıktan sonra yapılmaktadır. Fakat bu tavafı tıraş olmadan ve ihramdan çıkmadan da yapmak mümkündür. Ziyaret tavafının bayramın ilk üç gününde yapılması sünnete uygun
ise de, diğer görüşlerden yararlanılarak izdiham vb. sebeplerle daha sonraki günlerde de yapılmasında bir sakınca yoktur. Hacı, bayramın birinci günü şeytan taşlama ve tıraş olma görevlerini yaptıktan sonra aynı gün imkân olursa, Mekke’ye intikal edip farz olan ziyaret tavafını ve haccın sa’yini yapar. Umre tavafında da  nlatıldığı gibi, Kabe’ye, Haceru’l-Esved’in hizasına gider ve 7 şavttan oluşan tavafını yapar. İmkân
bulamazsa diğer iki gün içerisinde yapmaya gayret eder. Tavafa;

“Allah’ım! Haccın tavafını yapmak istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve kabul buyur.” diye niyet eder.

Tavafı daha önce tarif edildiği şekilde yapar. 

19. Tavaf Namazı ve Haccın Sa’yi

Tavafın ardından, tavaf namazını yukarıda tarif edildiği gibi kıldıktan sonra Safa tepesine gider,

 

“Allah’ım! Rızan için Safa ile Merve arasında haccın sa’yini yapmak istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve benden kabul buyur.” diyerek niyet eder ve usulüne uygun olarak haccın sa’yini yapar. Bu şekilde “İkinci Tehallül” de gerçekleşir ve cinsel yasaklar dâhil bütün ihram yasakları sona erer.

 

20. Cemrelere Taş Atmak
Günümüzdeki uygulamaya göre hacı, bayramın birinci günü gece uygun vakitte Akabe cemresine yedi taş atar. Bayramın 2. ve 3. günleri zeval vaktinden sonra sırayla Küçük, Orta ve Büyük cemrelere yedişer taş atar.  Küçük ve Orta cemrelere taş attıktan sonra uygun bir yerde kısaca dua yapar.

21. Veda Tavafı

Mekke’den ayrılmadan önce veda niyetiyle yapılan son tavafa, “Veda Tavafı” denir. Hac ve umreye dair bütün görevleri yerine getiren her hac yolcusu, Mekke’den ayrılmadan önce veda tavafı yapar. Tavafın ardından tavaf namazını kılar ve gönülden dua eder, Allah’tan af ve mağfiret diler. Nihayet ayrılığın üzüntüsü içinde gözyaşlarıyla Kâbe’ye ve Mescid-i Haram’a veda eder. Bir kimse veda tavafı yapamadan Mekke’den ayrılmak
zorunda kalırsa, ziyaret tavafından sonra nafile tavaf yapmış ise bu tavaf veda tavafı yerine geçer. Özel hâlleri sebebiyle veda tavafı yapamadan Mekke’den ayrılmak zorunda kalan kadınlar için ise herhangi bir ceza gerekmez.
Böylece hac ibadetini tamamlayan hacılardan Medine ziyaretini daha önce yapmış olanlar memleketlerine dönerler.
Doğrudan Mekke’ye gelenler ise ziyaretlerini yapmak üzere Medine’ye giderler.

Nalbant Turizm